Radkor-Akkuyu-NGS-Radyason-ve-Guvenlik-Sunumu




Akkuyu NGS Projesi’nin ‘nükleer ve radyasyon güvenliği’ anlatıldı


Radyasyondan Korunma Uzmanları Derneği (RADKOR) tarafından düzenlenen “1. Ulusal Radyasyondan Korunma Kongresi” başladı. 21 Kasım’a kadar Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsünde devam edecek Kongreye, kanun yapıcılar, uygulayıcılar, tedarikçiler ve konunun uzmanı akademisyenler katılıyor. Kongrenin ilk gününde Akkuyu Nükleer AŞ’nin TAEK ile İlişkiler Koordinasyon Bölüm Müdürü Rolf Janke de, “Akkuyu NGS Projesi’nin Nükleer ve Radyasyon Güvenliği” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.


Kongrenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Necati Yamaç, Türkiye'nin nükleerle ilgili çalışmalara 50 yıl önce başladığını hatırlatarak, nükleerin sadece elektrik üretim santrali olmadığını, sanayi ve teknolojiyi geliştirebilen bir alan olduğunu söyledi. 2010 yılında Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) Projesi'ne ilişkin Türkiye Cumhuriyeti ile Rusya Federasyonu arasında Hükümetler Arası Anlaşma imzalandığını anımsatan Yamaç, “Türkiye enerji ithalatında yüzde 72 oranında dışa bağımlı. Her yıl 60 milyar dolar enerji ithalatı için dışarıya kaynak aktarıyoruz. Yüzde 98 oranında doğalgaz, yüzde 92 petrol ithalatı ve yüzde 20 kömür ithalatı yapıyoruz. Kaldı ki, petrol ve doğalgaz kaynakları çok fazla olan ülkelerde nükleer santraller varken, Türkiye'de nükleer santral olması kaçınılmaz” şeklinde konuştu.  

 

RADKOR Başkanı Gönül Buyan da, yılların hayali olan bir kongreyi gerçekleştiriyor olmaktan duydukları mutluluğu belirterek, Türkiye'deki nükleer süreci yakından takip ettiklerini ve nükleer teknolojiye geçmeyi memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. Buyan, kongrenin nükleer güç santralleri sürecinde kafaları karıştıran soruların yanıt bulması amacıyla düzenlendiğini sözlerine ekledi.

 

Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Tuncer ise, Türkiye’de radyasyon denilince korkunun ve korunmanın ön plana çıktığına dikkat çekerek, "Radyasyondan korkmadan yönetebilmeyi hiç tartışmıyoruz. Türkiye nükleer enerji konusunda dev adımlar atıyor” dedi.

 

Kongre kapsamında Akkuyu Nükleer AŞ’nin TAEK ile İlişkiler Koordinasyon Bölüm Müdürü Rolf Janke de, “Akkuyu NGS Projesi’nin Nükleer ve Radyasyon Güvenliği” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Janke, Fukuşima kazası, Akkuyu NGS Projesi’nin lisanslama hususları, 3+ jenerasyon nükleer enerji projesi, radyasyondan korunma, Akkuyu NGS Projesi’nde radyoaktif atık arıtma gibi konuları detaylı biçimde anlattı.

 

Fukuşima kazası sonucunda, 2014 yılında Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın düzenlediği toplantı Nükleer Güvenlik Sözleşmesinde değişikliğe gidildiğini anımsatan Janke, “Bu değişikliğe göre; nükleer reaktörlerin tasarlanma ve inşa aşamalarında kazalara karşı gerekli tüm tedbirler öngörülmelidir. Ayrıca olası kazalarda, radyasyon etkisini minimuma indirgeyen önlemler alınmalıdır. Bu gereksinimler zaten Akkuyu NGS tasarımında uygulanmaktadır” şeklinde konuştu.

 

Akkuyu NGS Projesinde kullanılacak AES-2006’nın, teknik özellikleri geliştirilmiş 3+ nesil bir Rus nükleer güç santrali tasarımı olduğunu anlatan Janke, projenin tüm uluslararası güvenlik gereksinimlerine uygun olduğunu söyledi. Janke, Projede, derinlemesine güvenlik sisteminin sağlanması ve koruyucu engellerin emniyeti için aktif ve pasif güvenlik sistemlerinin kullanıldığını da anlattı.

 

Kongrede; ulusal radyasyon güvenliği altyapısı, mevcut mevzuat, akademik ve mesleki eğitimler, nükleer güç santrallerinde, sağlık, sanayi, araştırma, doğal oluşan radyoaktif maddeler (NORM- Madenler, uçuş personeli, kaplıcalar vb) ışınlanmalarda radyasyondan korunma, kişisel ve biyolojik dozimetri, çevresel ölçüm yöntem ve teknikleri, doz ve risk değerlendirmeleri, radyoepidemiyoloji konuları ele alındı.

 

Kongrenin ilk gününde sunum yapan katılımcılara birer teşekkür plaketi takdim edildi.

 

   

 

AKKUYU NÜKLEER AŞ Basın Servisi