Akkuyu NGS A.Ş, Uluslararası Enerji Kongre ve Fuarı`nda





Türkiye’nin enerji sektöründeki en önemli etkinliklerinden biri olan Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı, enerji sektöründeki yerli ve yabancı çok sayıda aktörü bir araya getirdi. Enerji Bakanı Taner Yıldız ile birlikte kongrenin açılış konuşmalarından birini yapan Akkuyu NGS A.Ş Genel Müdürü Alexander Superfin, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'ndan inşaat lisansının 2015 sonunda alınması, inşaatın ise Ocak 2016'da başlamasının öngörüldüğünü ifade ederek, "Projede her şey yolunda giderse ilk reaktörde üretim 2020 yılı ortasında başlar" dedi. Enerji Bakanı Taner Yıldız ise Türkiye’nin enerjide yerli kaynakları kullandığı oranda ithalatı azaltacağına dikkati çekerek, “bütün enerji kaynaklarının içerisinde bulunduğu kaynakların toplamı 114 milyon ton eşdeğer petrol ve her geçen yıl bu ihtiyacımız daha da artıyor. Biz bunu nükleer güç santralleriyle, bütün enerji çeşitliliğiyle birlikte yapacağız” ifadelerini kullandı.


Bu yıl altıncı kez düzenlenen Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı Ankara’da başladı. Fuar alanına Türkiye’nin en büyük 50 enerji şirketinin stant kurduğu kongrede, farklı sektörlerden 2.300 katılımcı yer aldı. Kongrenin açılışında Enerji Bakanı Taner Yıldız, Akkuyu NGS A.Ş Genel Müdürü Alexander Superfin, Dışişleri Bakanlığı Enerji ve Çevreden Sorumlu Genel Müdürü Mithat Rende, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Çevre Komisyonu Başkanı Erol Kaya, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji Tabii Kaynaklar Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Nihat Zeybekçi birer konuşma yaptı.

 

Akkuyu NGS AŞ Genel Müdürü Alexander Superfin, Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde (NGS) tüm inşaatın yüzde 90'ını, montaj çalışmalarının yüzde 50'sini Türk müteahhitlerin yapacağını, ekipmanların yüzde 20'isinin Türk tedarikçiler tarafından üretileceğini belirterek, "Projenin geneline Türk tarafının katkısı, yüzde 35-40'a ulaşabilecek. Bu da 6-7 milyar dolarlık bir katkı anlamına geliyor. Bu Türk ekonomisine oldukça büyük bir katkı" dedi.

 

TEDAŞ'la müzakerelere devam ettiklerine değinen Superfin,  güç alımı sözleşmelerinin bitirilmesi açısından yaklaşık 15 yıl devam edecek ve sabit fiyatlı bir sözleşme yapmaya gayret ettiklerini, yılsonunda sözleşmeyi tamamlamayı amaçladıklarını belirtti.

 

Projenin kısa vadede en önemli kısmının ÇED raporunun olumlu sonuçlanması olacağını dile getiren Akkuyu NGS A.Ş Genel Müdürü Superfin, "Amacımız kamuoyunun bu projeyle ilgili bütün kaygıların giderilmesidir" diye konuştu.

 

Gelecek yılın ocak ayında ÇED raporunun onaylanmasını beklediklerini ifade eden Superfin, "Böylelikle biz de altyapı çalışmalarına sahada devam edebiliriz. İnşaat ruhsatları ve TAEK'ten alınacak izin ve ruhsatlar için çalışmalarımızı başlatacağız. İnşaat ruhsatını aldıktan sonra 2015 sonu itibariyle 2016 başında ilk temel atma çalışmalarını yapmak istiyoruz. Her şey yolunda giderse 2020 yılında ilk ünite devreye girecektir. 2020 yılının ilk çeyreğinde ticari olarak ilk elektrik üretecek tesisimiz. Diğer 3 ilave ünite ise birer yıllık aralarla devreye girecekler ve 2023 yılında tüm proje bitirilmiş olacak ki bu yılın Türkiye açısında öneminin farkındayız" dedi.

 

Türk personel yetiştirmeye yönelik çalışmalar hakkında da bilgiler veren Superfin, santral faaliyete geçtiğinde 600 Türk personelin görev yapacak düzeye geleceğini belirtti.

 

Akkuyu NGS A.Ş'de Türk firmalarının alacağı role değinen Alexander  Superfin, şunları kaydetti:

 

"Tüm inşaatın yüzde 90'ını, montaj çalışmalarının yüzde 50'sini Türk müteahhitler yapacak. Ekipmanların yüzde 20'isi Türk tedarikçiler tarafından üretilecek. Bütün bu rakamlar çok büyük rakamlardır. Projenin geneline Türk tarafının katkısı, Türk üreticilerinin, müteahhitlerinin, tedarikçilerinin katkısı yüzde 35-40'a ulaşabilecek. Bu da 6-7 milyar dolarlık bir katkı anlamına geliyor. Bu Türk ekonomisine oldukça büyük bir katkı. Tabi Rus ekonomisine de bir katkısı var.

 

Bunun yanında yaklaşık 10 bin inşaat personelinin santral yapımında çalışmasını öngörüyoruz. Ayrıca tesis ve civarında 10 binlerce ilave istihdam oluşacak. 

 

Superfin, santralin kurulacağı küçük bir kasaba olan Büyükeceli'nin büyük bir kent haline geleceğini dile getirdi.

 

 

Uluslararası ve Türk yatırımcılarla temaslarının sürdüğünü anlatan Superfin, "Buradaki maksadımız projemize katılıp hissedarlar kulübümüz içerisinde yer almaları. Hükümetler arası anlaşmaya göre, tesisteki yüzde 49 hisse yabancı hissedarlara satılabilir. Bu arada şu anda Türk yatırımcılar bu imkandan istifade etmek istiyorlar" diye konuştu.

 

Rus hükümetinin projeye çok önemli finansman ayırdığını belirten Superfin, "Yaklaşık olarak proje değerinin yüzde 20'si oranında Rus hükümeti kaynak ayırdı. Bu da 4 milyar dolarlık bir miktara tekabül ediyor. 2011'de bu fonun ilk bölümü serbest bırakıldı yaklaşık 700 milyon dolarlık miktar. Aralık ayında ikinci taksiti serbest bırakılacak, bu da yaklaşık 700 milyon dolar olacak. Bu, Rus hükümetinin ne kadar ciddi olduğunu bir göstergesi" dedi.

 

Enerji Bakanı Taner Yıldız da yaptığı konuşmada, Türkiye’nin kasım ayında Uluslararası Enerji Ajansı'na dönem başkanlığı yapacağını, 2016’da Dünya Enerji Kongresi’nin İstanbul’da düzenleneceğini hatırlatarak, son olarak 2017’de gerçekleşecek Dünya Petrol Kongresi’nin de Türkiye'de yapılmasının kararlaştırıldığını söyledi. Yıldız, söz konusu organizasyonların Türkiye’de yapılmasında sürdürülebilir siyasi istikrarın katkısının çok önemli olduğunu ifade etti.

 

Kongrede gelecek yıl mutlaka çevreyle ilgili bir oturum gerçekleştirilmesi gerektiğini dile getiren Yıldız, çevre enerjinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Bakan Yıldız, “Çevreye rağmen değil çevreyle beraber Enerji Bakanlığı Türkiye’nin enerji projelerini yürütecek. Bununla alakalı bir kısım somut gelişmeleri önümüzdeki süreçte görebiliriz” diye konuştu.

 

Türkiye’nin enerjide yerli kaynakları kullandığı oranda ithalatı azaltacağına dikkati çeken Yıldız, şunları kaydetti:

 

"114 milyon ton eşdeğer petrole karşılık Türkiye’nin bütün enerji kaynakları kullanılıyor. Bunun yaklaşık 3'te1’i elektrik sektöründe kullanılıyor, diğer 3'te 2'si hayatımızın diğer alanlarında kullanıyor. Tabirimi mazur görün tezekle başlayan, odunla devam eden, bütün enerji kaynaklarının içerisinde bulunduğu kaynakların toplamı 114 milyon ton eşdeğer petrol ve her geçen yıl bu ihtiyacımız daha da artıyor. Biz bunu nükleer güç santralleriyle bütün enerji çeşitliliğiyle beraber bunu yapacağız.

 

Dışişleri Bakanlığı Enerji ve Çevreden Sorumlu Genel Müdürü Mithat Rende ise Türkiye’nin enerji alanında uluslararası alanda söz sahibi bir ülke haline geldiğini kaydetti.

 

Küresel enerji pazarlarının büyük bir değişim içerisinde olduğuna dikkati çeken Rende, “Ortadoğu ve Afrika’daki jeopolitik gelişmeler enerji arz güvenliğinin önemini bir kez daha gösterdi. Arz güvenliğinin sağlanmasında global çözümler üretilmeli” ifadelerini kullandı.

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Çevre Komisyonu Başkanı Erol Kaya, bu tür kongrelerde çevre konusunun mutlaka dikkate alınması gerektiğini vurgulayarak, enerji konuşulurken çevrenin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.

 

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji Tabii Kaynaklar Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Nihat Zeybekçi de petrolün ve enerjinin dünya siyasetinde çok önemli rol oynadığını söyledi. Türkiye’nin enerji kaynakları bakımından komşu coğrafyalar içerisinde en şansız ülke olduğunu ifade eden Zeybekçi, enerji tasarrufunun önemine değindi.

 

 

 

Akkuyu NGS A.Ş. Basın Servisi