Akkuyu NGS A.Ş’den iddialara cevap





Akkuyu Nükleer Güç Santrali Sahası’nda ÇED Raporu alınmadan inşaat çalışmalarının sürdüğü yönündeki iddialar ve Rapor içeriğine ilişkin gündeme getirilen suçlamalar asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır. Akkuyu NGS Projesi ile ilgili ÇED süreci devam etmekte olup, yapılan tüm iş ve işlemler, ilgili yasal düzenlemelere uygun olarak yürütülmüş ve gerekli tüm izinleri alınmıştır.  

 

Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) Sahası’nda Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu alınmadan inşaat çalışmalarının sürdüğü iddiasında bulunan kişi ve kurumlara yönelik olarak açıklama yapılması ihtiyacı doğmuştur. İddialara karşı cevaplarımız aşağıdaki şekildedir:

 

1-ÇED Raporu alınmadan inşaat çalışmalarının sürdüğü iddiası gerçeği yansıtmamaktadır.


Bilindiği üzere Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı uyarınca, ÇED Raporu değerlendirme süreci aşamalı olarak gerçekleştirilmektedir. ÇED Raporu başvurusu, halkın katılımı toplantısı ve ÇED Raporu’nun özel formatının belirlenmesi ve bu özel formata istinaden ÇED Raporu’nun hazırlanması gibi süreçte öngörülen aşamalar tamamlanmış; bu çerçevede yaklaşık 3 bin sayfayı aşan ÇED Raporu hazırlanmıştır. ÇED Raporu’nun hazırlanıp Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunulmasını müteakip, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇED özel formatı çerçevesinde gerekli görüşlerini bildirmiş ve görüşlerine istinaden ÇED Raporu’nda gerekli değişiklikler yapılıp Rapor, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na tevdi edilmiştir. Bunu müteakip Bakanlık, Akkuyu Nükleer Güç Santrali Projesi’nin ÇED Raporu’nu Özel Format’a uygun bulmuştur. Rapor, değerlendirilmek üzere ÇED Yönetmeliği kapsamında İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu’na havale edilmiştir. İlk İnceleme-Değerlendirme Komisyon Toplantısı yapılmış olup ÇED Raporu’na ilişkin değerlendirme süreci devam etmektedir.

 

Akkuyu NGS Sahası’nda, Türkiye Cumhuriyeti Mevzuatı çerçevesinde ve alınan lisans ve izinlere istinaden yangın emniyet yolları ve güvenlik yollarının oluşturulmasına yönelik malzemelerin temini için taş ocağı işletilmekte olup bu kapsamda ilgili kurumlar  tarafından verilen izinler çerçevesinde gerekli izinler alınmış ve sahada denetimler de yapılmıştır.

 

Taş ocağı işletme faaliyetleri için; maden ruhsatı, taş ocağı işletme izni, gayrısıhhi müessese işletme izni ve ÇED Belgesi ilgili kamu kurumlarından alınmış olup söz konusu faaliyetler bu izinler çerçevesinde yürütülmektedir.

 

2-Akkuyu NGS Sahası’nda yürütülen faaliyetler çerçevesinde denizin doldurulması ve dalgakıran yapılması gibi iddialar tamamen asılsızdır.


Aynı şekilde deniz kıyısında dalgakıran şeklinde bir yapı oluşturulduğu iddia edilmektedir. Akkuyu NGS Sahası’nda çalışmalar, Türkiye Elektrik Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye’de ilk nükleer güç santralin inşaatı için verilen 01.07.1976 tarihli Yer Lisansı’na istinaden başlamıştır. Bahse konu dalgakıranın yaşı 30 seneden fazla olup, Akkuyu NGS Sahası’na Proje Şirketi gelmeden çok daha önce yapılmıştır. Dalgakıran, ilk NGS projesinin uygulandığı dönemde (1976-1979 yılları arası) inşa edilmiş ve o dönemde Akkuyu NGS Sahası’nın sahibi olan şimdiki adıyla Elektrik Üretim A.Ş (EÜAŞ) tarafından defalarca onarılmıştır. 

 

3- “40 milyon civarında balığın yok olacağı ve bu konuda raporda hiçbir bilgi yer almadığı” yönündeki iddialar doğru değildir.


Akkuyu NGS Projesi’nde, türbin ünitesine ait kondansatörlerin deniz suyuyla soğutulması için tek akımlı kullanma suyu temin sistemi öngörülmektedir. Söz konusu su temin sistemi sayesinde suyun denize deşarjı sırasında, Türkiye Cumhuriyeti mevzuatınca uyulması öngörülen sıcaklık parametrelerinin korunması ve böylece denizin fauna ve florasına olumsuz etkinin engellenmesi sağlanmaktadır. ÇED Raporu’nda, nükleer santralin soğutma suyuna balıkların karışmasını engelleyen özel balık koruma yapılarının kullanılacağı yönündeki bilgilere yer verilmiştir. Deşarj edilen suyun sıcaklığı ile ilgili olarak ise, yapılan hesaplar neticesinde deşarj edilecek su sıcaklığının “Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği” çerçevesinde belirlenen değerleri geçmeyeceği yönündeki bilgiler aynı şekilde ÇED Raporu’nda yer almaktadır. Akkuyu NGS Projesi kapsamında, su deşarjı için herhangi bir  şekilde gölet oluşturulması  da öngörülmemektedir. Dolayısıyla bu konuya ÇED Raporu’nda yer verilmemesi son derece normaldir.

 

4-Akkuyu NGS Sahası’nda 200 binin üzerinde ağaç kesildiği iddiası da gerçek dışıdır.


Ağaç kesim izni verilmeden önce söz konusu izin için Türkiye Cumhuriyeti Orman ve Su İşleri Bakanlığı’ndan ilgili mevzuat çerçevesinde izin alınması gerekmekte olup usul ve esaslar bahse konu Bakanlık tarafından belirlenmektedir.

 

Bu çerçevede, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın konu ile ilgili olarak basında çıkan köşe yazılarına yönelik yaptığı açıklamayı da dikkatlerinize sunuyoruz.

 

"Nükleer santral için bugüne kadar hiçbir faaliyet yoktur. Şu andaki faaliyetler maden işletmeciliği, yangın emniyet yolları ve güvenlik yolu yapımıdır. Maden işletmeciliği ÇED belgesine dayalı olarak yapılmaktadır. Bununla nükleer santralin içinde bulunduğu 1.500 hektar ormanın korunması hedeflenmektedir. Akkuyu nükleer santrali için 220 bin ağacın kesilmesi söz konusu değildir."

 

İlave olarak, ÇED Raporu’nun 4.2.11-2.23 bölümünün 36 ncı sayfasında Proje Şirketi’ne tahsis edilen sahada başlangıçtan bu yana 211.165 adet ağaç bulunduğu ifade edilmektedir. Dolayısıyla Akkuyu NGS Sahası’nda 220 bin ağacın kesildiği iddiası gerçeği yansıtmamaktadır.

 

5-ÇED Raporu alınmadan açılan yolların, yangın için yapılmadığı iddiası asılsızdır.


Mersin Orman Bölge Müdürlüğü Orman Yangınlarıyla Mücadele Komisyonu’nun 16.05.2012 ve 19.04.2013 tarihli kararları gereği, Gülnar-Büyükeceli Akkuyu NGS Sahası orman arazilerinde, orman yangınlarının önlenmesi ve olası yangınların söndürülmesine ilişkin olarak Proje Şirketi görevlendirilmiştir.

 

Orman Bölge Müdürlüğü’nün belirlediği çerçevede, ağaç kesim işlemleri Mersin Orman Bölge Müdürlüğü tarafından, yangın yolları yapımı ise  Proje Şirketi tarafından yürütülmektedir. Yangın yolları şeması Orman Bölge Müdürlüğü’nce hazırlanmıştır. Yangın yolları genişliği 15 metredir. Yolların her iki tarafındaki yangın şeritlerinin genişliği ise 25-50 metre arasıdır. Söz konusu yolların yapımı (yol genişliği), Orman Genel Müdürlüğü’nün  21.10.2010 tarihli ve 285 sayılı Tebliği “Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Söndürülmesinde Uygulama Esasları”na uygun olarak gerçekleştirilmektedir.

 

6-Bölgede çok sayıda plakasız kamyon çalıştığı ve giriş-çıkışlarının görülmemesi için büyük araçlar içinde getirildiği yönündeki iddialar gerçek dışıdır. 


Akkuyu NGS Sahası’nda bulunan araçların tamamı plakası olan araçlardır. Aksi takdirde söz konusu araçların Akkuyu NGS Sahası’na ulaşması mümkün olmazdı. Ağır iş makinaları, devamlı olarak çalışmaların yürütüldüğü yerlerde bulunurlar ve Akkuyu NGS Sahası dışına çıkarılamazlar. İş makinalarının ağırlığı ve büyüklükleri itibariyle, bu makinaların bahsedildiği şekilde gizli olarak “büyük araçlar içinde” taşınması mümkün değildir.

 

Sonuç olarak;


Akkuyu NGS Projesi’nin ilerleme süreci ve mevzuat çerçevesinde Akkuyu NGS Sahası’nda yürütülen çalışmaları takip etmek, her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının doğal hakkıdır. Diğer yandan, Proje Şirketi’nin kamuoyundan gizleyecek hiçbir faaliyeti yoktur. Şimdiye kadar Şirket, Türkiye Cumhuriyeti Mevzuatı çerçevesinde çalışmış ve bu şekilde de çalışmaya devam edecektir.

 

 

Kaynak: Akkuyu NGS A.Ş. Basın Servisi