Akkuyu`yu en üst düzeyde güvenlik




Akkuyu Nükleer Güç Santrali Fukuşima’dan daha ileri güvenlik sistemine sahip olacak.


Akkuyu’da ‘çift koruma kalkanı’ olacak, soğutma sisteminde atmosferik hava kullanılacak.

 

Türkiye’nin ilk nükleer santrali olacak Akkuyu Nükleer Güç Santrali için özel güvenlik sistemi geliştirildi.  Türkiye koşullarına uygun olarak tasarlanan ve Akkuyu için özel geliştirilen Kor Tutucu Kabı yükseltilmiş sismik özelliklerin yanı sıra darbeye karşı ve dinamik dayanıklılığa sahip olacak.

 

Akkuyu’nun referans santrali olan Rusya'daki Novovoronej Santraline Türk işadamları için organize edilen inceleme gezileri devam ediyor. Bu kapsamda Tekirdağlı Sanayiciler Derneği (TEKSANDER) ve Akkuyu Nükleer A.Ş.  tarafından düzenlenen Novovoronej Santrali ile Moskova'daki 6. Nükleer Sanayi Fuarı’nı (ATOMEX-2014)  kapsayan geziye TEKSANDER Yönetim Kurulu üyeleri, Tekirdağlı işadamları ile gazeteci grubu katıldı.

 

Nükleer Sanayi Fuarı’nda Akkuyu NGS ile ilgili gazetecilerin sorularını yanıtlayan Rus Devlet Nükleer Şirketi Rosatom bünyesinde faaliyet gösteren ve Akkuyu Nükleer A.Ş.’nin ortakları arasında yer alan nükleer reaktör dizayn eden JSC Atomenergoproekt mühendislik şirketinin Tasarım Direktörü Mihail Maltsev, Akkuyu'da kullanılacak erimiş yakıt tutucusu için özel dizayn geliştirildiğini söyledi. Erimiş yakıt tutucunun, kaza sonucu santralda yakıt çubuklarının erimesi halinde dışarıya sızıntıyı engelliğini kaydeden Maltsev, Akkuyu için geliştirilen Kor Tutucu Kabı adıyla da bilinen düzeneğin Türkiye’nin koşullarına uygun olarak tasarlandığını ve yükseltilmiş sismik özelliklerin yanı sıra darbeye karşı ve dinamik dayanıklılığa sahip olacağını anlattı.

 

 

Çift koruma kalkanı


Akkuyu'da çift koruma kalkanı kullanılacağını vurgulayan Mihail Maltsev, "Bu sistem, çevreye radyasyon sızması ihtimalini ortadan kaldırıyor. Ayrıca, fırtına, tsunami gibi doğal afetler ve uçak çarpması gibi kazalardan korunmasını sağlıyor" dedi. Mihail Maltsev, “Fukuşima'dan gereken dersler çıkarıldı. Stres testleri yapılarak süreçler geliştirildi. Fukuşima'dan daha tehlikeli olabilecek ana pompalarda yaşanabilecek kazalara karşı senaryolar geliştirildi" diye konuştu.

 

Akkuyu’da saha seçiminin 1970’li yıllarda yapıldığını ve seçilen yerin doğru bir yer olduğunu kaydeden Mihail Maltsev, “Yapılan etüt araştırmaları, bölgenin doğru seçim olduğunu gösteriyor zaten. Bütün gereksinimleri karşılayan bir yer. Akkuyu için özel çalışmalar yapıyoruz. Farklı senaryolar düşünülerek ve potansiyel risk içeren konuları da dikkate alarak öngörü yaptık. Bizim stres testlerimizin verdiği sonuç: Mükemmel…  Fukuşima’da insan hatası vardı. Bizim santrallerimiz insan hatasına karşı da tedbir almıştır. Bizim projemizde pasif güvenlik sistemleri var. İnsan olmadan da bu sistemler kendi kendine risk içermeden çalışıyor. Bu pasif sistemler, bir enerjiye ihtiyaç duymadan çalışıyor. Fukuşima’da ise sorun insan hatasından kaynaklandı. Su kesintisi yaşandı. Oysa bizim pasif sistemlerimiz enerji olmaksızın çalışabiliyor. Bunlara ek olarak başka güvenlik sistemleri de düşünüldü.

 

Fukuşima’yı örnek alırsak; önce deprem oldu, sonra tsunami oldu, santrali su bastı ve elektrikler kesildi. Fukuşima’daki deprem şiddetine Akkuyu zaten dayanaklı olacak. Böyle bir deprem olursa, santralin güvenlik sistemi devreye girer ve normal çalışmasına devam eder. Elektrikler bile kesilse pasif güvenlik sistemleri soğutma suyunu reaktörden çıkararak, reaktörün ısınmasına izin vermiyor.

 

Soğutma için bizim santral atmosferik hava kullandığı için ve hava da hiçbir zaman bitmeyeceğinden ısı düşürülerek santrali soğutuyor.

 

Bu sistem Akkuyu’da bulunacak.  Fukuşima’da olmayan ama bizim projenin standartlarından olan bir sistem. Fukuşima’daki olaylara, bizim projemizdeki santrallar zaten dayanıyor. Fukuşima’yı örnek alırsak; bizim santraller bu kazayı karşılıyor ve biz bunun üstüne ek güvenlik sistemleri uyguladık. Daha ağır kazaları örneğin; su sirkülasyonunu sağlayan pompanın patlamasını ve boru hatlarının arızalanmasını bile öngördük. Boru ve pompa patlasa bile bizim santrallerimiz 48 saat daha çalışabilir. Ayrıca bizim sistemlerimiz yedek bir jeneratörü de içeriyor.

 

Akkuyu NGS için uygulanacak proje en güvenli proje olacak. Novovorenej’de de benzer sistemler uygulanıyor.”

 

 

Titov:”Akkuyu’da en üst düzeyde emniyet sistemi olacak”

Rusya Devlet Nükleer Şirketi’nin (Rosatom) Türkiye'de nükleer santral kuracak şirketi Akkuyu Nükleer A.Ş.  Operasyondan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Oleg Titov da geziye katılan medya mensuplarının sorularını yanıtladı.

Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili bilgi veren Titov, Akkuyu için 500 tonluk dev uçakların düşmesi durumunda bile herhangi bir olağanüstü güvenlik sorunu yaşanmayacağı garantisi verdi.

Titov, “Akkuyu NGS azami derecede güvenli olacak. Ona göre hazırlıyoruz. Japonya’da yaşanan Fukuşima kazası ve 500 tonluk dev uçağın düşmesi olasılığını göz önünde bulundurarak santral yapıyoruz. Santralimiz için en üst, fevkalade düzeyde modern emniyet sistemleri ile donatılacak.  Santral, terör, deprem, sel ve diğer olası tehlikelerden korunacak ve ucuz elektrik verecek” şeklinde konuştu.

 

 

ÇED raporu bu ay içinde çıkıyor


Oleg Titov, ÇED raporu ile ilgili uyarıların dikkate alınarak gerekli düzenlemelerin yapıldığını, Kasım ayı ortasında raporun son halinin Bakanlığa ulaşmasını beklediklerini söyledi. Titov, “Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in iki ülke arasında ortak Bakanlar Kurulu gibi çalışan Üst Düzey İşbirliği Konseyi (ÜDİK) toplantısı için yılsonundan önce Türkiye’ye gitmesi planlanıyor. Burada muhtemelen santralin kurulumu ile ilgili takvim, çalışmaların hızlandırılması ve Türk firmaların da katılımı ile ilgili konular ele alınacak” diye konuştu.

 

ÇED raporunun çok dikkatli ve titizlikle hazırlandığını ifade eden Titov, “Bence tam anlamıyla yeterli bir rapor. Bildiğiniz gibi başlangıçta 3000 sayfalık rapordu, ama şimdi 5000 sayfa oldu. Halkı, devlet kurumlarını ve askeriyeyi memnun edecek, her detayın açıklandığı, dolu ve sağlam bilgilere dayalı bir rapor olduğunu düşünüyorum” dedi.

 

 

“Finansman sorunumuz yok”


Bir soru üzerine Oleg Titov; Ukrayna krizi nedeniyle Rusya’ya uygulanan yaptırımlar ve mali piyasalardaki istikrarsızlığın santral inşaatının finansmanı konusunda herhangi bir sorun yaratmayacağını, finansman konusunda bir sorun bulunmadığını ifade etti.

 

Rosatom’un ABD ve Avrupa’nın hiçbir yaptırımından etkilenmediğinin altını çizen Titov, şöyle konuştu:

 

“Kriz kesinlikle çalışmalarımızı ekilemiyor. Tam tersi Rusya hükümeti yeni dilim tahsis ediyor. Bu paralar 2015 yılında Akkuyu santrali çalışmaları için aktarılacak. Zorluklara rağmen biz çalışmalara devam ediyoruz. Rosatom Başkanı Sergey Kiriyenko açık şekilde şöyle ifade etti: Batı yaptırımları başka ülkelerin baskıları kesinlikle bizim Türkiye veya başka iş yaptığımız ülkelerle ilişkilerimiz bozmadı. Biz çalışmalarımıza devam ediyoruz.”

 

 

Akkuyu Nükleer A.Ş. Basın Servisi