Enerji Bakanı Taner Yıldız enerji sektörünün geleceği konusunda önemli mesajlar verdi




 

St. Petersburg’da düzenlenen ve sonuç değerlendirme çalışmaları yıl sonuna kadar devam edecek olan Uluslararası Ekonomi Forumu-2013 sona erdi. Çeşitli ülkelerden katılan heyetlerin arasında Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın başkanlığındaki Türkiye heyeti de vardı. Forumun resmi programı çerçevesinde Yıldız, “Arz İstikrarının Sağlanması için Enerji Sektör Darboğazlarının Atlatılması” konulu oturuma katıldı.

 

UEF-2013’e katılanların yoğun ilgisi, açık ve verimli diyalog ve dünya ekonomisinde mevcut problemlere çözüm bulma yolunda kararlılıkları dikkat çekti. Forum katılımcılarını ve diğer konukları selamlayan Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, “Forum’un güçlü ve vazgeçilmez özelliği, çok sayıda iş bağlantısının kurulmasıdır. Bu iş bağlantıları kapsamında onlarca geniş çaplı anlaşma ve sözleşme imzalanıyor, birçok finansal, endüstriyel ve teknolojik birliğin temeli atılıyor” şeklinde konuştu. Forum kapsamında toplam 9,6 trilyon ruble tutarında 102 sözleşme imzalanmış veya imzalanacağı duyurulmuştur.  Bu rakam UEF-2012’ye göre 31 kat daha fazla sözleşmenin imzalandığını göstermiştir.

 

“Arz İstikrarının Sağlanması için Enerji Sektör Darboğazlarının Atlatılması” oturumu kapsamında, ‘Enerji sektörü altyapısı yatırımlarının artması için atılması gereken adımlar’ , ‘Nükleer enerji, petrol ve gaz kavramlarının yeniden algılanması’ ve ‘Tedarik sisteminde aşılması gereken problemler’ gibi konular tartışıldı.

 

Oturum moderatörü, Goldman Sachs International  Dünya Ürün Piyasası Araştırma Bölümü Başkanı ve hammadde eksperi olan Jeff Carry kısa giriş konuşmasının ardından sözü diğer konuşmacılara verdi.

 

Enerji Bakanı Taner Yıldız yaptığı konuşmada,  “Avrupa ülkeleri arasında, Türkiye elektrik tüketimi artışı açısından ikinci sıradadır. Ekonominin büyüme hızı itibarı ile Türkiye Cumhuriyeti dünya genelinde yine ilk sıralardadır. Bu yüzden elektrik fiyatı bizim için çok önemli, çünkü elektrik fiyatı ülkenin ekonomisini ve halkın refahını etkiler. Enerji sektöründe petrol, gaz ve diğer kaynakların kullanımı ile elektrik üretimine ilişkin birçok ülke ile ortak projeler üzerinde çalışmaktayız” şeklinde konuştu.

 

Enerji Bakanı, çevre kirliliği konusuna da dikkat çekti. Bakan Yıldız konuşmasını sonlandırırken “İnsan faaliyetlerinin etkisi sonucunda meydana gelen küresel ısınma, devlet sınırlarını tanımayan küresel bir tehdittir. Bu tehdidin el ele vererek ortadan kaldırılması gerekmektedir” dedi.

 

Rus Nükleer Kamu Şirketi Rosatom’un Başkanı Sergey Kiriyenko, enerji istikrarı ve nükleer enerjinin ülke enerji sistemindeki payı tartışmasının devamında söz aldı.

 

Sergey Kiriyenko,  “Ciddi bir nükleer enerji projesi, yalnız üretim tesisinin kurulumu değil, bilimsel AR-GE, uzman kadronun yetiştirilmesi, yasal altyapı ve yeni teknolojileri beraberinde getiren ayrı bir sektörün oluşum süreci olarak ülkenin geleceğine ciddi bir yatırımdır. Sağladığı yüksek güç kapasitesinin yanı sıra üretimi sırasında karbondioksit salınımının olmaması da küçümsenecek bir konu değildir. Nükleer santral, yalnız bir üretim tesisi değil, aynı zamanda ülkenin yatırımları ve ekonomisine ciddi bir katkıdır. Ülkenin istikrarlı ve sürekli gelişiminin sağlanması için nükleer enerjinin enerji sistemindeki payı %25-%30 olmalıdır” dedi. Barışçıl nükleer enerjinin, enerji stratejisini uzun vadede belirleme imkanını sağlamakla beraber kilovat başına fiyat hesaplamasında netlik kazandırdığını kaydetti.  Rosatom Başkanı, “Herhangi bir nükleer güç santral inşaatı projesi, başlangıçta ciddi masraflar getirmektedir ancak ilerleyen aşamalarda, elektrik üretimi giderleri içerisinde yakıt maliyet payının etkisinin az olması, durumu ciddi bir şekilde değiştirmektedir. Yakıt maliyeti etkisinin birkaç kat fazla olan petrol ve gaz sektöründen farklı olarak doğal uranyum fiyatının kilovat/saat fiyatına etkisi sadece %4’tür” ifadelerini kullandı. Forumun genel oturumu sonunda oturum başkanı önemli bir noktaya değinerek, hızlı nüfus artışı, kentleşme, dünya genelinde orta sınıfın büyümesi ve tüketim modellerinin değişimi gibi olguların, uzun vadede enerji kaynaklarına talebin artmasını hızlandıran faktörler arasında sadece bazıları olduğunu kaydetti.

 

Nükleer sektörün kalbi Rusya, St Petersburg'da atıyor


Yılın en önemli enerji toplantılarından birine ev sahipliği yapan St. Petersburg'da yüksek düzeyde karar vericiler Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, OECD  ve Rus Nükleer Kamu Şirketi Rosatom'un ortak organizasyonu ile 27-29 Haziran 2013 arasında  21. Yüzyılda Nükleer Güç- Uluslararası Bakanlar Konferansı'nda bir araya geliyor. Yaklaşık 85 ülkeden 600 ün üzerinde delege, 280 basın mensubu,  45 Bakanın katıldığı Konferansta ülkelerin nükleer güç konusunda ulusal beyanlarının yanı sıra , panellerde nükleer sektörün 21. yüzyılda öncelikleri masaya yatırılacak. Konferansın yanısıra  Rosatom ATOMEXPO (26-28 Haziran) fuarını ve Nükleer Endüstri Forumu'nu da  St Petersburg'da aynı tarihlerde gerçekleştiriyor.

 

Konferans öncesi ABD'de bu ay vizyona giren ve nükleer belgesel  Pandora's Promise adlı filmin gösterimi ve yönetmen Robert Stone ile yapılan söyleşi güne imzasını attı. 

 

 

 

Akkuyu NGS Basın Servisi