İstediğimiz rakam teklifin üzerinde




 2014-12-02

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, Rusya'nın doğalgazdaki indirim teklifine dair, "Karşı teklifimiz nihayetlenmemiştir. İstediğimiz rakam onların teklifinin üzerinde" dedi.


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye'nin Rusya'dan doğalgazda indirim talebine ilişkin, "Rakamdan bahsetmeyeyim ama daha yüksek bir indirim talebimiz olduğunu söylemem lazım" dedi.

 

Yıldız, bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında, Rusya Devlet Başkanı Viladimir Putin'in Türkiye ziyaretinde gerçekleştirilen görüşmeler ve gündemdeki konulara ilişkin soruları yanıtladı.

 

Müzakere gereği indirim talebi konusunda herhangi bir rakam telaffuz edemeyeceklerini dile getiren Yıldız, "İstediğimiz rakam onların teklifinin üzerinde. Biz Almanya'dan sonra Rusya'nın ihracat yaptığı ikinci büyük doğalgaz ülkesiyiz. O yüzden hakkımız olduğu kanaatindeyiz. Bu tür taleplerin gerekçeleri ve neye dayandığını çok iyi biliyoruz. Arkadaşlarımız çok iyi bir hazırlık dönemi yaptılar. Rakamdan bahsetmeyeyim ama daha yüksek bir indirim talebimiz olduğunu söylemem lazım" diye konuştu.

 

Doğalgazdaki indirim teklifinin tüketiciye yansıması konusundaki soruya karşılık Yıldız, şunları kaydetti:

 

"BOTAŞ olarak aldığımız fiyatın daha düşüğünden sanayicimiz ve vatandaşımıza gaz satıyoruz. 28 AB üyesi ülke arasında doğalgazı en ucuz satan ülkeyiz. Halbuki bir doğalgaz ülkesi değiliz. Şu anda biz zararı paylaşıyoruz. Vatandaşımıza yansıtmamak için de BOTAŞ olarak Hazine'ye, Maliye'ye olan borçlarımızı bir müddetliğine askıya aldık, bu müzakereler sonuçlandıktan sonra bunları yapalım diye. Şu anda vatandaşımıza bunların yansıtılabileceğiyle alakalı konu için erken ama çok erken görüyorum. Çünkü BOTAŞ karı üzerinden değil, zararı üzerinden bunun telafisine dönük müzakereleri yürütmektedir. 2 milyar lira civarındaki bir zarardan bahsediyoruz. Bunun mutlaka telafi edilmesi lazım. Rusya'dan aldığımız fiyatın düşürülmesine dönük yaptığımız çalışmalar ve yoğun çabalar aynı zamanda İran'la alakalı tahkim süreci, Azerbaycan'la gelinen son nokta ve TANAP Projesini geliştiriyor olmamız, Irak'taki doğalgaz kaynaklarıyla alakalı yeni arayışlara giriyor olmamız ve Doğu Akdeniz gazıyla alakalı kayıtsız kalmıyor olmamızın hepsi bir pakettir" dedi.

 

Güney Akım'ın yeniden dizaynı


Yıldız, Güney Akım'la 60 milyar metreküpün daha üzerindeki bir gazın AB'ye aktarılamayacak olmasının açıklanmasının dünkü ziyareti daha da önemli hale getirdiğini söyledi.

 

Türkiye'nin, sanayicinin, vatandaşın doğalgaz tedarikini sıhhatli şekilde yapmak için bir çok müzakere yürüttüğüne işaret eden Yıldız, "Mavi Akım'da tedarik noktası Rusya Federasyonu'dur, bitiş noktası Türkiye'dir arada herhangi bir ülke bulunmamaktadır. Güney Akım'la alakalı yeni dizayn böyle bir hedefi de içermektedir. O yüzden dün Sayın Putin ve Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı açıklamalar yalnızca iki ülke açısından değil, aynı zamanda bulunduğumuz bölge, coğrafya açısından da önemli bir başlıktır. Bunlar üzerinde yoğun çalışmalarımız devam edecek" diye konuştu.

 

Yeni hattın Türkiye'ye getirisi


Bulgaristan'ın, anlaşma sağlanamaması nedeniyle 400 milyon avroluk geliri kaybettiği açıklamalarının anımsatılması ve hattın Türkiye'den geçmesinin getireceği katkının sorulması üzerine Yıldız, Türkiye'nin bir müzakere yürüteceğini, bu müzakere sonucunda hukuki bağlayıcılığı olan bir metne ulaşılıp ulaşılamayacağının önemli olduğunu dile getirdi. Bakan Yıldız, şu değerlendirmelerde bulundu:

 

"Şu anda imzalanan evrak bir iyi niyettir, kurumlarımızı görevlendiren bir evraktır. Üzerinde çalışacaklar. Enerji Bakanlığımıza bağlı, ilgili ve ilişkili bütün kuruluşlar Sayın Başbakanımızın ve Cumhurbaşkanımızın verdiği direktif doğrultusunda çalışacaklar. Mutabakat sağlanırsa Türkiye'nin elde edeceği kazanımlar 400 milyon avroluk bir rakamın çok ama çok üzerinde olacaktır. Çünkü bizim kurgumuz yalnızca bir geçiş ülkesi olmak olarak değil, aynı zamanda Trakya'da gerçekleştirilebilecek bir doğalgaz merkezi şeklinde olacaktır. Bunun yalnızca Avrupa pazarına açılan değil, dünyaya açılan bir pazar olmasını hedefliyoruz. Bunlara yönelik olarak nihai cümleleri söylemek için bugün erkendir. Üzerinde çalışılacak ve yaptığımız çalışmalar Sayın Başbakanımıza, Cumhurbaşkanımıza sunulacak ondan sonra kamuoyuyla paylaşılacak."

 

Greenpeace'in eleştirileri


Yıldız, Greenpeace'in nükleer atıkların taşınması ve depolanması konusundaki eleştirilerin hatırlatılması üzerine, "Greenpeace nerede depolanmasını istiyor? Rusya ile yaptığımız anlaşma nükleer atıkların Türkiye'den götürülmesiyle alakalı konudur. Bu kadar önemli konuları konuşmak için hükümetlerarası anlaşmaları, evsahipliği anlaşmalarını, bunların detaylarını bilmek lazım. İstiyor olmaları halinde bunları Greenpeace'le çok rahatlıkla paylaşabiliriz" dedi.

 

BOTAŞ'ın, Rusya'dan Türkiye'ye yönelik inşa edilecek yeni boru hattında nasıl bir rol alacağına yönelik soruya karşılık, şirketin, Güney Akım'la alakalı yapılacak bir anlaşmanın ortaklık, mali, sermaye yapısına ne tür katkılar koyacağı üzerinde herhangi bir görüşme yapmadıklarını söyledi. Hattın güzergahında özellikle son kısımlarda değişiklik öngörüldüğünü ifade eden Yıldız, projenin, siyasi ve bölgesel gelişmelerle beraber ne tür ayrıcalıklar oluşturacağının hep beraber görüleceğini belirtti.

 

Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin ÇED onayının Putin'in ziyaretine denk gelmesine ilişkin soru üzerine Yıldız, "ÇED süreci sayın Putin'in ziyareti olmasaydı bekletilecek miydi? ÇED, kendi sürecinde, zamanında ilerleyen bir evraktır ve ve bunu Çevre Bakanlığımız hassasiyetle, dikkatle incelemiştir. Bundan önceki eleştiriler ÇED raporunun geciktiğiyle alakalıydı. Bu jest olsun diye verilen bir konu değildir, ancak böyle bir tarihe uygun düşmüş olması nedeniyle jest olarak algılamak da yanlış değildir" diye konuştu.

 

Gerek doğalgaz fiyat indirimi gerekse nükleerde önemli bir aşamaya gelindiğine dikkati çeken Yıldız, "Nükleer güç santralinin yapılacağı Akkuyu'ya bir liman yapılacak. İhalesine çıkılacak hemen bu bir ay içerisinde ve mart ayında orada liderlerimizin öncülüğünde temel atmayı düşünüyoruz" dedi.

 

Yıldız, Akkuyu Nükleer Güç Santrali için tribün ve jeneratör ihalesine çıkılacağını ifade ederek, Rusya'nın 2015 yılı bütçesinden projeye 50 milyar ruble ayırdığını söyledi. 

 

TANAP'ın geleceği


İnşa edilmesi planlanan yeni boru hattının TANAP'ı nasıl etkileyeceğinin sorulması üzerine Yıldız, şunları kaydetti:

 

"TANAP, ortak olduğumuz ve Azerbaycan'la yürüttüğümüz çok önemli bir projedir. Yalnızca Türkiye açısından değil, aynı zamanda Avrupa Birliği açısından da önemli bir projedir. Hem Şahdeniz'de gazın çıktığı yerde hem de TANAP'ta ortağız. O yüzden TANAP'ın böyle bir projeden zarar görmesi diye bir şey söz konusu olmaz. Çünkü projenin sahibi biziz. Güney Akım'da şu anda ortak değiliz. İleride ne olur bilmem. Güney Akım'a ortak olan AB üyesi ülkelerin firmaları var. AB'nin yürüttüğü yaptırımlar varken AB'nden firmaların proje içerisinde bulunuyor olmasını doğru okumak lazım."

 

Irak ziyareti


Türkiye'nin, Irak petrolünün uluslararası piyasalara açılması konusunda ortaya koyduğu tavrın gelinen noktada Bağdat ve Erbil tarafından teyit edildiğine dikkati çekerek, bunun bölge açısında sevindirici olduğunu söyledi.

 

Yıldız, Türkiye'nin Irak'ın istikrarına en somut katkıyı koyan ülke olduğunu vurgulayarak, enerji açısından Ankara, Erbil ve Bağdat'ın tam bir mutabakat sağlayabilecek noktaya geldiğini dile getirdi. Yıldız, önümüzdeki hafta veya bir sonraki hafta günübirlik bir Bağdat ziyareti yapacağını, iki gün içerisinde Irak'lı mevkidaşının Türkiye'ye geleceğini bildirdi.

 

Soma'daki işten çıkarmalar


Soma'da işçilerin sağlığını tehdit edecek herhangi bir unsur bırakılmaması konusunda genel bir kanaat oluştuğunu vurgulan Yıldız, şunları kaydetti:

 

"Kazanın olduğu Eynez'de toparlanma imkanı çok görülmüyor. İçerisindeki yaklaşık 6 ila 8 milyon tonluk kömür bizim önceliğimiz arasında değildir. İşçimizin sağlığı önceliğimiz arasındadır. Onunla alakalı aldığımız radikal tedbirlerin sonuçlarını hep beraber kamuoyunda izleyeceğiz. Şunu da net olarak söyleyeyim, Türkiye Kömür İşletmeleri orada kamu eliyle maden işletmeyecektir. Bizim temel politikalarımızdan bu manada herhangi bir geri dönüş, 'u' dönüşü yapmamız doğru olmaz. Bizim o ocakları kamu olarak işletmemiz doğru olmaz. Böyle bir beklentinin oluşmaması açısından da bu cümlenin altını çiziyorum. Bir kısım yaptığımız görüşmelerde özellikle muhalefetin "bu ocaklar kapatılsın" adına yaptığı çalışmaların şu anda geldiği noktayı da göz ardı etmemek lazım."

 

 

Kaynak: www.aa.com.tr