Nükleer Enerji eğitiminde Türk ve Rus işbiriliği




 

Türkiye’nin ilk nükleer santralini yapacak olan Akkuyu Nükleer’in katkıları ile Ankara Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Hacettepe Üniversiteleri ile Rusya Federasyonu Ulusal Nükleer Araştırmalar Üniversitesi MEPhI arasında ayrı ayrı olarak ortak eğitim programları geliştirilmesi, bilim insanlarının değişiminin sağlanması ve bilimsel bilgi alışverişine imkân tanıyacak "Bilimsel Eğitimsel ve Sosyal İşbirliği Anlaşmaları" imzalandı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nda gerçekleşen imza törenine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ve Akkuyu Nükleer’in sahibi Rus Devlet Nükleer Şirketi Rosatom’un Genel Müdürü Sergey Kirienko katıldı.

Törene katılan üniversitelerin rektörleri gerçekleştirilen işbirliğine yönelik olumlu görüşlerini belirtirken, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin nükleerde doğru bir yol haritası çıkardığını ifade etti. İşbirliği dâhilindeki bir diğer üniversite olan Hacettepe Üniversitesi’nin rektörü Prof. Dr. Murat Tuncer de Türkiye’de uzun süredir nükleer enerji konusunda mühendisler yetiştirildiğini ve çok değerli Türk mühendislerin olduğunu vurgularken, bu işbirliğinin farklı katkılar sağlayacağını ve Hacettepe Üniversitesi olarak, imzalanan anlaşmalarla Türkiye'de kurulacak nükleer santrallerde çalışacak mühendislere katkı sağlamak istediklerini söyledi. İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca ise anlaşmalar çerçevesinde lisansüstü düzeyde insan kalitesini yükseltmeye hazır olduklarını belirtti.

 

İşbirliğinin Rusya tarafındaki temsilcisi olan Rusya Federasyonu Ulusal Nükleer Araştırmalar Üniversitesi (MEPhI) Rektörü Prof. Dr. Mikhail Strikhanov da sağlanacak işbirliği ile Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu insan kaynağını yetiştirmeyi hedeflediklerini anlattı.

 

Gerçekleştirilen imza töreni kapsamında bir konuşma yapan Rosatom Genel Müdürü Sergey Kirienko, stratejik ortaklığı ile Türkiye ile yaptıkları işbirliğine önem verdiklerini, 70. yılı kutlanılan bu teknolojinin Türkiye’de en modern en çağdaş halini yapacaklarını vurguladı. Kirienko, “Özellikle Fukuşima’dan sonra nükleer santraller büyük güvenlik önlemleri alınıyor. Önemli bir deprem ve tsunami Fukuşima’yı bu hale getirdi. Ama Akkuyu’da bu şartlar düşünülerek kaliteli bir proje yapıldı. Benzer bir projeyi Hindistan'da inşa ettiklerini ifade eden Kirienko, Akkuyu için önerilen tüm teknik çözümlerin denenmiş çözümler olacağını vurguladı.

 

Kirienko, Akkuyu nükleer santralinin tüm aşırı, beklenmedik durumlara karşı dayanıklı olacağına dikkati çekerek, "Türkiye'de de en modern, en güvenli, en etkin nükleer santrali inşa etmek için çalışacağız. Biz Türkiye’de sadece nükleer güç santrali kurmak değil, Türkiye ile nükleer bir sektör oluşturmak istiyoruz " dedi.

Hidroteknik tesislerin kurulumu ile ilgili Türk girişimcilerin katılımıyla gerçekleşeceğini bildiren Kirienko, “Bizim diğer projelerde yaptığımız ihaleler dünya çapındaki tüm şirketlere açıktır. Ancak ilk kez Türkiye’de sadece Türk şirketlerinin katılımıyla yaptığımız bir ihale oldu. Akkuyu NGS bu anlamda Türkiye ekonomisine, istihdamına ve devlete ödenecek vergilerin artmasına katkıda bulunacak. Bu uygulama Türk ekonomisine önemli bir istihdam olacak. Türk şirketlere 7 milyar dolarlık iş hacmi sunuyoruz. Akkuyu NGS’nin inşaası aşamasında şirketler havuzu oluşturmayı düşünüyoruz.  Türk yatırımcılarıyla birlikte gerek Rusya’da gerek diğer ülkelerde beraber çalışmalara devam edeceğiz. Tecrübe kazanan Türk yatırımcıları ile birlikte işbirliğini devam ettirmek istiyoruz. Santral inşaat ihalesinde 2. ve 3. sırada yer alan firmalarla da birlikte çalışma imkanını araştıracağız. Akkuyu’ya ortak olmak isteyen firmalar var. Akkuyu Nükleer’in yüzde 49’luk hissesinin satışında önceliğimiz Türk yatırımcılar. Yatırımcı çekmek için en uygun aşamaya henüz gelmedik. Akkuyu inşaat lisansını aldıktan sonra yatırımcı için risksiz bir proje haline gelecek. Nükleer mühendislik sınavı için bu sene 6100 kişi 80 kişilik listeye girmek için başvuru yaptı. Rekor başvuru aldık. Eğitim alan öğrenciler sadece teorik bilgiyle donatılmayacak, aynı zamanda faal santrallerde staj yapma şansı da olacak. Canlı bir şekilde öğrenecek. Önemli olan nükleer santrali kurmak değil faal santraller inşa etmektir.” şeklinde konuştu.

Yapılan anlaşmalardan yükümlülüklere tamamen sadık olduklarını ifade eden Kirienko, şöyle devam etti: "Anlaşmalara riayet ediyoruz. En güvenli değil sadece, azami etkin bir tesise dönüştürmek önemli. Kendi finansman kaynaklarımızı kullanıyoruz. Rusya'da yaşanan mali kriz nükleer santral projesini etkilemeyecek. Mali sıkıntılara rağmen yükümlülüklerimize bağlı kalacağız Yılbaşından bu yana finansman konusunda yükümlülükleri öncelikli olarak 51 milyar ruble aldık. Akkuyu donanım alımı yatırımı olacak. Ruhsat aldığımızda, olabildiğince kısa bir sürede yapım çalışmalarına başlayacağız. Mali sıkıntılara rağmen yükümlülükler kapsamında çalışacağız."

Nükleer santralin tamamlanacağı tarih konusunda Kirienko, “ÇED Raporu’nun alınması 2,5 yılımızı aldı. Dünyanın başka ülkelerinde yaptığımız projelerde bu süre ortalama 6 ay. Bu sürenin uzaması biraz da Türkiye’de ilk kez böyle bir santralin kurulacak olmasından da kaynaklanıyor. Bu önemli bir çalışma. Türk uzmanlarının bu özenle çalışmasına saygıyla yaklaşıyorum. Ülke’de ilk nükleer santral kurulurken kamuoyu ve uzmanlar bunun güvenli olduğuna inanmalı. Rusya’da şuanda 35. santralimizi inşa ediyoruz. Türk enerji yasasında düzenlemeler yapılması gerekiyor. Nükleer gücün devreye girip uluslararası standartlara uygun olması gerekiyor. Süreleri kısaltmaya çalışıyoruz” açıklamasında bulundu.

Bakan Yıldız ise bu tür büyük işlerin tehditleri ve fırsatları bitmeyeceğini Tükiye’nin en büyük projesini blok olarak bir yerde gerçekleştirdiklerini söyledi. Yıldız, “Her iki ülkenin de menfaati olan bu projenin biran önce bitmesidir” dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Taner Yıldız, böylesine güzel bir anlaşmada üniversiteler arası eğitimin nükleer serüvende hayırlı olmasını dilediğini söyledi. Yıldız, “Burada yalnızca nükleer santralin değil nükleer eğitimin temeli atıldı. Hem Rusya'da hem de birbirinden kıymetli üniversitelerimiz arasında yapılan bu çerçeve anlaşma, insan kaynaklarının en önemli merkezi olacak Şu ana kadar 248 öğrencimiz eğitimine Rusya’da devam ediyor, aynı şekilde 80 öğrencimizi de en yakın zamanda seçip göndereceğiz” dedi.

Nükleer eğitim çalışmalarının Türkiye’de yıllardır devam ettiğini hatırlatan Yıldız, imzalanan anlaşma ile bu eğitimin faal çalışma alanının da ülkemizde olacağını dile getirdi. Yıldız, “Akredite olmuş Türk firmalarıyla birlikte Akkuyu’nun inşaat döneminde 10 bine yakın istihdam sağlanacak. İşletmesinde de Türk mühendis ve yatırımcılar yer alacak.” diye konuştu. 

Akkuyu Nükleer Santrali’ne ortak olmak isteyen firmaların olduğunu söyleyen Yıldız, “Yalnızca liman ihalesine Türkiye’de 9 firma katıldı. Bu projelerin belirli ortaklıklarla Türk yatırımcılar tarafından yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Müracaat etmek isteyen firmalar varsa projeyi gerçekleştiren şirkete müracaat edeceklerdir” dedi. Kirienko ise projenin yap-sahip ol-işlet içinde yapıldığını ve bunun için 20 milyar dolar harcandığını söyledi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ve Rosatom Genel Müdürü Sergey Kirienko, Bakanlıkta gerçekleştirilen imza töreninin ardından, Akkuyu Nükleer A.Ş.’nin Ankara’daki yeni ofisinin açılışına katıldılar. Açılışta kısa bir konuşma yapan Bakan Yıldız “Bu bina simgesel olarak nükleer güç konusundaki kararlılığın simgesi olacak. Nükleer konusunda Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız  her geçen gün artan kararlılık gösteriyor. Akkuyu Nükleer’e ve ülkemize hayırlı olsun.” Şeklinde konuştu.

Rosatom Genel Müdürü Sergey Kirienko ise, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’a 2 yıllık bu süreçteki kişisel çabalarından ötürü tebrik ederken, Akkuyu Nükleer’in yeni ofisi nedeniyle tüm çalışanları kutladı.