Türk Heyeti Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın düzenlediği “21. yüzyılda nükleer enerji” konferansına katıldı




 

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) tarafından St. Petersburg’da düzenlenen “21. yüzyılda nükleer enerji” konulu 3. konferans tamamlandı. Konferans sırasında, nükleer enerji ve çevre arasındaki bağlantı, nükleer güvenlik, altyapı ile nükleer enerji üretimi konusundaki yenilikler ve gelişmeler bağlamında elde edilen başarılar ele alındı. Forum’a 80’i aşkın ülkeden gelen 600 uzman ve eksper katıldı. Nükleer enerjinin güvenli kullanımı toplantının ana konusu oldu. 

     

Rosatom Genel Müdürü Sergey Kirienko “4 yılda bir UAEA tarafından düzenlenen bu tür konferanslarda nükleer enerjinin kullanımı konusunda daha büyük çaplı etkinlikler düzenlenmektedir. Nükleer enerjinin istikrarlı gelişimi için yeni geliştirilen unsurların, nükleer enerjinin durumunun ve perspektiflerinin müzakere edilmesi önemlidir” dedi.

 

Rusya Başbakan Yardımcısı Dmitriy Rogozin ise “Nükleer enerji, enerji dengesinin önemli bir bileşenidir. 2030 yılına doğru Rusya’da nükleer enerji payının %25-30 düzeyine çıkacağı planlanmaktadır” dedi.

 

Yabancı katılımcılar arasında Enerji Bakan Yardımcısı Murat Mercan’ın başkanlık ettiği Türk heyeti de yer aldı. Heyet, “Altyapı, teknoloji ve organizasyonlar – perspektifler” konulu oturumda, nükleer enerji sektöründe yeni programların altyapısal özellikleri, kadro yetiştirme, nükleer projelere ilişkin yeni finansman modelleri, radyoaktif atık yönetimi gibi birçok oturuma katıldı. Söz konusu oturumda Mersin’de bulunan Akkuyu Nükleer Santral inşaatının hazırlık aşaması, nükleer güç santralinde çalışacak uzmanların yetiştirilmesi, Türkiye’nin nükleer enerji sektörüne yönelik yol haritasının oluşturulması gibi konulara da değinildi.  Akkuyu NGS şantiyesine yönelik görüntü kaydı Rosatom’un genel sunumu çerçevesinde gösterildi. Heyette bulunanlar, Rus nükleer sektörünün reaktörün projelendirmesi, nükleer yakıtın teknik ve bilimsel gelişimi, nükleer güç santrali işletme tecrübesi ve NGS personelinin mesleki yeterliliği konularında önde gelen sektörlerden biri olduğu görüşünü dile getirdiler.  

 

Nükleer sektör işletmeleri, dünyanın ilk nükleer güç santralinin yaratıldığı günden modern teknolojilerinin geliştirildiği günümüze kadar, büyük ölçekli hedefleri gerçekleştirmiş ve bu hedefleri gerçekleştirirken engin tecrübe biriktirmiştir.

 

Su soğutmalı-su basınçlı güç üniteli nükleer santral projeleri, binden fazla reaktör-yıl sürecinde sorunsuz çalışarak kendi güvenilirliğini kanıtlamıştır.

 

Konferans kapsamında Doğan Haber Ajansı ve Cihan Haber Ajansı’ndan gazeteciler, St. Petersburg’da Leningrad NGS-2 şantiyesini ziyareti etti. Burada analitik, simülasyon modellerinin çok düzeyli sisteminden, donanımından ve yazılım bileşeninden oluşan "sanal nükleer güç santrali" teknolojisi tanıtıldı. Sanal nükleer güç santrali, daha tasarım aşamasındayken nükleer santralin gerçek ve varsayımsal durumlarının simule edilmesini, teknik çözümlerin doğrulanmasını ve optimize edilmesini sağlamaktadır. Ancak sanal nükleer güç santrali (NGS) kompleksinin kullanım olanakları, sadece teknik çözümlerin doğrulanması ile sınırlı değildir.

 

Dünyanın önde gelen ülkelerinin uzmanları, modern teknolojilerle inşa edilen nükleer santrallerin, elektrik üretimi için en güvenli ve ucuz yollardan biri olduğunu belirttiler. Nükleer güç santrallerinin yerine, kömür ile çalışan termik santrallerin kullanımı çevre felaketine yol açabilir. Rosatom Genel Müdürü Kiriyenko “Şu anda dünyadaki tüm reaktörlerin durdurulması, her yıl atmosfere ek olarak 1 milyar 700 milyon tondan daha fazla karbondioksit emisyonuna neden olacaktır” sözleri ile konunun öneminin altını çizdi. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD) Genel Sekreteri Angel Guirra “Daha cesur ve daha yenilikçi çabalara ihtiyacınız var; nükleer enerji, sorunun çözümünün bir parçası olabilir ve olmalı da”diyerek çevre hassasiyetini dile getirdi.  

 

Rosatom Genel Müdürü Sergey Kiriyenko, “Katılımcı ülkeler önemli ölçüde arttığı için bu yıl yapılan UAEA konferansının önceki iki konferanstan (ilki Paris (Fransa) 2005 yılında, ikincisi Pekin (Çin) 2009 yılında yapıldı) farklı olduğunu söyledi. Bu yılki konferansa 89 ülke katılım başvurusu yaptı ve heyetlerin çoğunun başkanı bakan ya da enerji kurumlarının başkanlarıydı. Uzmanlar, “Fukuşima olayından sonraki bu konferans, kazadan çıkarılan derslerin analizine yönelik olmayan, barışçıl nükleer enerjinin gelişimine yönelik ilk konferanstır. Nükleer enerji olmalı mı olmamalı mı konusunda artık soru işaretleri bulunmamaktadır. Bugün nükleer enerji, enerji dengesinin diğer bileşenlerinin yanı sıra var olmak zorunda olan ayrılmaz bir parçasıdır” ifadelerini kullanıyor.  

 

UAEK  Genel Müdürü Yukiya Amano, “Ben, 21. yüzyılda nükleer enerjinin geleceğine emin ve iyimser olarak bakabileceğimizi düşünüyorum” dedi. “Nükleer enerji, gelecek on yıllarda istikrarlı kalkınmaya önemli ölçüde ve artarak devam eden bir katkıda bulunacaktır. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu, nükleer üretim artışının, azami güvenliği, güvenilirliği ve verimliliği sağlayacak şekilde olması için çaba harcamaktadır. Nükleer enerji konusunda paydaş olan tüm devletler için biz sağlam bir ortak olarak kalacağız” ifadesi ile konunun önemini vurguladı.

 

 

AKKUYU NGS Basın Servisi